KOLEKSİYONLUK KART KÜLTÜRÜ NEDEN FUTBOLU ELE GEÇİRİYOR?
Dikkatinizi koleksiyonluk kartlara çevirin
Yazar: Katie Catherall
Avrupa'da koleksiyonluk kart patlaması yaşanıyor. Bir zamanların unutulmuş bir çocukluk tutkusu, futbolun yeni kültürel alanına güçlü bir dönüş yaptı. Koleksiyonculuk artık göz önünde ve hem taraftarlar hem de oyuncular tarafından gururla sahipleniliyor.
Güzel oyunun, taraftarlardan uzaklaştığı ve kopuk hissettirdiği için sürekli eleştirildiği bir dönemde, kartlar yeniden somut bir şey sunuyor — oyunculara ve taraftarların en çok sevdiği anlara fiziksel bir bağ. Topps, bu dönüşümün öncüsü olarak; oyunun en ikonik oyuncularını ve anlarını, golleri, kaldırılan kupaları ve büyük kutlamaları yansıtan, benzersiz ve koleksiyonerlerin mutlaka sahip olmak istediği ürünler yaratıyor.
Deneyimli koleksiyoncu Dev Bajwa için kart koleksiyonculuğu hiç bu kadar önemli olmamıştı.
Bajwa verdiği demeçte “Koleksiyonluk kartları keşfetmeye başlamak için en iyi zaman şimdi” dedi. “Piyasada bulunan farklı kart türlerini tanımaya çalışın; numaralı, foil, imzalı ya da patch kartlar olsun… Önce neyi sevdiğini bul, sonra bu dünyasının nasıl işlediğini kendiliğinden anlayacaksın.”
"Gerçek bir ticaret bu, artık işin içinde ünlüler bile var. Birkaç koleksiyon satın alıp, çaylak (rookie) Lionel Messi gibi nadir bir kart çıkartıp ona iyi bakarsanız, çocuğunuzun üniversite masraflarını bile karşılayabilirsiniz. Oyunun gördüğü ilgi ve değer şu anda bu seviyede.”
Ancak bu yükseliş bir gecede gerçekleşmedi. “Bence kart patlaması kesinlikle pandemi döneminde ortaya çıktı. Daha fazla zamanımız vardı ve insanlar muhtemelen biraz daha para kazanmak istiyordu. Aynı dönemde birçok spor belgeseli çıkmaya başladı ve taraftarlar eski hikâyeleri yeniden yaşamaya başladı. Bu nostalji, değeri simgeler hale geldi ve dünya koleksiyon ürünlerine doğru yöneldi.”
“Barclaysman akımı bu hareketi gerçekten öne çıkardı. Taraftarlar geçmişe karşı büyük bir özlem duyuyor. Topps da buna çok iyi karşılık verdi; eski oyuncuları imzalı kartlarla yeniden paketlere dahil etti.”
Hobi dünyasının büyümesi artık görmezden gelinemeyecek bir noktada. Ancak ana akıma taşınmadan önce, koleksiyonculuk daha gölgelerde yaşayan bir kültürdü. Kökleri, küçük sporcu sanat eserlerinin tütün paketlerine tıkıştırıldığı 19. yüzyıl sonlarına kadar uzanıyor. Nadirlik ve ayrıcalık, ilk günden beri vardı; Topps kültürü şekillendirmeden çok önce bile, taraftarlar favori sporcularını içeren koleksiyon parçalarının peşine düşüyordu.
Fiyatlar gerçekten dudak uçuklatıcı. 2021 yılında, Borussia Dortmund formasıyla çaylak (rookie) Erling Haaland’ı içeren bir Topps Chrome Red Refractor kartı, açık artırmada 123.000 sterlinin üzerinde bir fiyata satıldı. 2025 yılının başlarında ise 1/1 Lamine Yamal Chrome Euro imzalı kartı, yaklaşık 300.000 sterline alıcı buldu. Geçtiğimiz yaz da, yalnızca bir tane bulunan Cristiano Ronaldo ve Lionel Messi imzalı kart, daha önce sadece 27 sterline satın alınmış olmasına rağmen 100.000 sterline satıldı.
Premier League yıldızları Dominic Solanke ve Tosin Adarabioyo, koleksiyonculuğu kişiliklerinin bir parçası haline getirdi. İkisi de koleksiyonlarını belgelemek için sosyal medya kanalları açtı ve Fanatics Collectibles’ın Londra’daki mağaza açılışında yer aldılar.
Dev şöyle devam etti: “Dom ve Tosin, oyuncuların koleksiyonculuğun içinde nasıl yer alabileceğini göstermede harika bir iş çıkardı. Oyuncular soyunma odasına gittiklerinde hâlâ kartlara neden para harcadıkları soruluyor ama bu artık gerçek bir yatırım, buna bir değer biçebiliyorsun.”
“Oyuncular sahada iyi performans gösterirse, kartları daha değerli hale gelir. Bu bağlantı, daha fazla oyuncunun dahil olması için çok önemli. Artık oyuncuların taraftarlarla bağ kurmak için her zamankinden daha fazla yolu var; YouTube kanalları açıyorlar ve koleksiyonculuk tutkusunu paylaşıyorlar.”
Peki koleksiyonculuğu bu kadar özel yapan ne? Tüketicilere sürekli ürünlerin ve hatıra eşyalarının sunulduğu bir dönemde, kart koleksiyonculuğu gerçek bir şey sunuyor; nostaljiyle yoğrulmuş bir deneyim. Topps’un en yeni Premier League Hobby Box’ını elinize aldığınızda, belki de Thierry Henry ya da Didier Drogba gibi efsanelerin gerçek imzalı kartlarını kutunun içinde gizlenmiş halde bulabilirsiniz.
Dev’e göre bu yükseliş zaten kaçınılmazdı. Bugün kült oyuncuları besleyen o yoğun tutku, artık onları temsil eden kartları da besliyor. “Futbol taraftarları mantıksızdır. Birini neden sevdiğini ya da bir oyuncuyu neden bu kadar takdir ettiğini açıklayamazsın. Bence koleksiyonculuk, futbolseverlerin bu mantıksızlığını takip ediyor; çünkü futbol kültüründe kült bağlılıklar var. Bu neredeyse bir statü göstergesi gibi. Nadirlik evrenseldir, stil evrenseldir, estetik evrenseldir — ve bu üçü tek bir kartta birleşebilir.”
Futbol kültürü yıllardır dünyanın dört bir yanındaki taraftarları oyunu kutlamak için bir araya getirmeyi başarırken, kart koleksiyonculuğu da taraftarların oyunculara ve takımlara duydukları ortak sevgiyi ifade etmeleri için yeni bir alan sunuyor. Kart etkinlikleri (card shows) ise bu topluluğun kalbinde yer alıyor; taraftarlara hem hikâyelerini paylaşabilecekleri hem de koleksiyonlarını güçlendirebilecekleri bir ortam sağlıyor.
Özünde, koleksiyonculuğun yükselişi tamamen bağ kurmakla ilgili. Topps, anları saklanabilir hatıralara dönüştürüyor ve futbolun hâlâ fiziksel nostaljiye geniş yer ayırdığını bize hatırlatıyor. Kendini ifade etme ve kimlik, uzun zamandır moda ve müzikte kutlanıyor; Topps ise koleksiyon kartlarının da bunun bir parçası olduğunu kanıtlamaya kararlı.
“Kartlara yatırım yapmak için şu an en doğru zaman. Koleksiyon kartları büyük bir yükselişte. Bu yükseliş ne kadar sürecek? Bilmiyoruz ama futbol kartları çok uzun süre hak ettiği değeri görmedi. Modada insanlar en nadir parçaların peşindedir; koleksiyonculukta da durum tam olarak aynı.”


